MESELE MONTELLA DEĞİL KİMLİĞİMİZİ UNUTMAMIZDIR
Bir milletin gücü, başkasının bilgisini kullanmakta değil; o bilgiyi kendi hedeflerine göre yönlendirebilmektedir.
Türk milleti, tarih boyunca başarısını sadece yeteneğe değil; akla, istişareye ve kendi medeniyet kodlarına bağlı kalmaya borçludur. Bugün ABD'de oynanan Dünya Kupası'nda yaşadığımız hüsranın sebebi yalnızca bir mağlubiyet değildir. Asıl mesele, köklerinden ilham almayan bir anlayışın sahaya yansımasıdır.
Tarihimizin en büyük zaferlerinden biri olan İstanbul'un Fethi'ni düşünelim...
Fatih Sultan Mehmet, surları aşmak için dönemin en iyi top ustalarından biri olan Urban'ı getirtti. Ancak fetih, Urban'ın döktüğü toplarla değil; Fatih'in ortaya koyduğu Türk aklı, Türk iradesi ve Türk devlet geleneğiyle gerçekleşti.
Urban top döktü...
Ama hedefi Fatih belirledi.
Bugün ise Türk Millî Takımı'nın başında bulunan Vincenzo Montella ne bir Macar top ustasıdır ne de Türk futbolunun ruhunu şekillendiren bir devlet adamı.
Bir milletin gücü, başkasının bilgisini kullanmakta değil; o bilgiyi kendi hedeflerine göre yönlendirebilmektedir.
Paraguay karşısında alınan 1-0'lık mağlubiyet yalnızca bir skor değildir. Türkiye, rakibinin 10 kişi kaldığı bölümde dahi sonuca ulaşamamış ve Dünya Kupası'na erken veda etmiştir.
Sahada eksik olan şey teknik kapasiteden önce ruhtu.
Türk futbolu yıllardır yabancı teknik adamlardan medet umuyor. Oysa milletlerin yükselişi, kendi evlatlarına güvenmesiyle mümkündür. Fatih, Urban'ın topunu kullandı ama fetih ruhunu Bizans'tan almadı. Bugün ise bazıları topa sahip olup ruhu kaybetmiş görünüyor.
Türk töresi der ki:
"İl, töre ile yaşar."
Töresini, kimliğini ve hedefini kaybeden toplumlar; kalabalık olsalar da güçlü olamazlar.
Bu mağlubiyet bize bir kez daha göstermiştir ki;
Futbolda da siyasette de devlet yönetiminde de başarı, başkasını taklit ederek değil, kendi köklerinden güç alarak gelir.
Çünkü Türk Milleti'nin tarih sahnesindeki yeri, başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmak değil; kendi destanını yazmaktır.
Ve unutulmamalıdır:
Fatih'i Fatih yapan Urban'ın topları değil, Türk milletine duyduğu inançtı.
Bugün yeniden ihtiyaç duyduğumuz şey de budur. Köküne güvenen, ruhunu kaybetmeyen ve ay-yıldızlı formanın ağırlığını hisseden bir anlayış...
