KONYASPOR İNTİHAR EDİYOR!
Yoksa bugün “talihsizlik” dediğimiz şey, yarın krize dönüşür.
Bazı maçlar vardır…
Skoruna bakarsınız, 1-2 dersiniz ve geçersiniz.
Bazı maçlar ise size çok daha fazlasını anlatır.
Konyaspor-Kocaelispor karşılaşması işte böyle bir maçtı.
Çünkü bu maçta yalnızca üç puan değil, Konyaspor'un bugünkü fotoğrafı ortaya çıktı.
Ve o fotoğraf hiç iç açıcı değil.
Başlık sert olabilir.
Ama ben bu maçı izledikten sonra başka bir başlık bulamadım:
KONYASPOR İNTİHAR EDİYOR!
İŞLEYEN ÇARKI NEDEN BOZDUK?
Konyaspor ilk yarıda kusursuz değildi.
Ama sahada bir düzen vardı.
Takım 1-0'ı bulmuştu.
Rakibin üzerine gitmekten ziyade kontrollü oynuyor, oyunun içinde kalıyordu.
Sonra ikinci yarı başlıyor.
Colley çıkıyor.
Enis Bardhi oyuna giriyor.
Ve Bardhi'nin oyuna girmesinden yaklaşık 2,5 dakika sonra kırmızı kart geliyor.
İşte maçın kırılma noktası burası.
Konyaspor 10 kişi kalıyor.
Fakat benim izlediğim pozisyon itibarıyla bu kararın kırmızı kart seviyesinde olup olmadığı ciddi biçimde tartışılmalıdır.
Konyaspor bir anda hem oyuncusunu hem de oyun planını kaybediyor.
Ama maçın tek hakem tartışması bu değil.
MULEKA'NIN GOLÜ NEDEN İPTAL EDİLDİ?
Konyaspor'un Muleka ile bulduğu gol de faul gerekçesiyle iptal edildi.
Pozisyon tekrar değerlendirildiğinde benim kanaatim şu:
Eğer burada bir faul aranacaksa, Muleka'yı engelleyen Kocaelisporlu oyuncunun hareketine bakmak gerekir.
Dolayısıyla Konyaspor'un iki kritik pozisyonla ilgili ciddi itirazı var.
Bir karar Konyaspor'u 10 kişi bıraktı.
Diğer karar Konyaspor'un golünü iptal etti.
Hakem performansı elbette tartışılacak.
Ancak Konyaspor'un kendi eksiklerini de konuşmak zorundayız.
Çünkü hakeme sığınmak, asıl problemi çözmez.
Hakem kurgulanan oyunu sahneleyecek,
Ama sen oyunu bozacaksın
Çünkü sen KONYASPOR sun
60. DAKİKADAN SONRA KONYASPOR'UN FİŞİ ÇEKİLDİ!
Benim için maçın en çarpıcı taraflarından biri de buydu.
60. dakikadan itibaren Konyaspor'un fiziksel olarak düştüğünü açıkça gördük.
Takımın temposu düştü.
İkili mücadelelerde direnç azaldı.
Topa sahip olma süresi kısaldı.
Rakip daha rahat oynamaya başladı.
Rakip tek kale oynamaya başladı.
Ve bazı oyuncularda kondisyon eksikliği artık gizlenemez hale geldi.
Deniz Türüç…
Melih İbrahimoğlu…
Muleka…
Bu oyuncuların henüz istenilen fiziksel seviyeye ulaşmadığı sahada açıkça görüldü.
Burada oyuncuları suçlamak kolay.
Ama asıl soruyu sormak gerekiyor:
Bu takım neden hazır değil?
Sezon başlamış.
Lig başlamış.
Puanlar dağıtılıyor.
Ama Konyaspor hâlâ hazırlık dönemindeymiş gibi görüntü veriyor.
Bu kabul edilebilir mi?
YÖNETİME DE BİRKAÇ SÖZÜMÜZ VAR
Şimdi gelelim işin diğer tarafına.
Yönetime…
Transfer dönemi geldi.
Bekledik.
Bekledik.
Bekledik.
Sonuç?
Oyuncu almakta geciktik.
Yetmedi…
Elde bulunan oyuncuları da sattık.
Yani kadroyu güçlendirmek yerine mevcut yapının bazı parçalarını da kaybettik.
Bugün sahaya çıkan Konyaspor'a baktığımızda, bunun bedelini görüyoruz.
Bir takım sezon başlamadan önce hazırlanır.
Transferlerini zamanında yapar.
Yeni oyuncularını kamp döneminde takıma adapte eder.
Fiziksel olarak hazır hale gelir.
Taktik sistemini oturtur.
Sonra lige çıkar.
Biz ne yaptık?
Ligin içine girdik, hâlâ takım kurmaya çalışıyoruz.
Sonra da İlhan Palut'tan sihirli dokunuş bekliyoruz.
İLHAN PALUT SİHİRBAZ DEĞİL!
Burada teknik direktöre de haksızlık etmeyelim.
İlhan Palut'un elinde hazır olmayan bir kadro var.
Fiziksel olarak eksik oyuncular var.
Transferleri zamanında tamamlanmamış bir takım var.
Üstelik maç içerisinde tartışmalı hakem kararlarıyla da karşı karşıya kalıyor.
Ve biz ne bekliyoruz?
Bir sihirli değnek…
Palut dokunacak.
Takım bir anda fiziksel olarak hazır olacak.
Yeni transferler bir anda uyum sağlayacak.
Eksikler bir anda kapanacak.
Oyuncular bir anda form tutacak.
Olmaz!
Futbol böyle oynanmıyor.
Teknik direktörün elindeki malzeme ne kadar iyi olursa olsun, o malzemenin hazırlanması için zamana ihtiyacı var.
AMA İLHAN PALUT'UN DA SORUMLULUĞU VAR
Bütün faturayı yönetime kesmek de doğru değil.
Teknik heyetin de yapması gerekenler var.
Özellikle 10 kişi kaldıktan sonra takımın fiziksel düşüşüne karşı daha erken ve daha etkili müdahale edilmesi gerekirdi.
Konyaspor 60'tan sonra alarm veriyordu.
O alarmı herkes gördü.
Rakip görüyordu.
Tribün görüyordu.
Televizyon başındaki taraftar görüyordu.
Teknik heyetin de görmesi gerekiyordu.
Çünkü maç 72'de 1-1'e geldi.
86'da 1-2 oldu.
Ve Konyaspor elindeki maçı kaybetti.
BU TAKIMIN BAHANEYE DEĞİL, HAZIRLIĞA İHTİYACI VAR
Artık “daha sezonun başı” demenin zamanı değil.
Evet, sezonun başındayız.
Ama puanlar da sezonun başında dağıtılıyor.
Üç maç…
Üç mağlubiyet…
Ve şimdi Erzurumspor deplasmanı.
Konyaspor'un artık ayağa kalkması gerekiyor.
Çünkü bu takımın problemi sadece futbolcu kalitesi değil.
Fiziksel hazırlık problemi var.
Kadrosal planlama problemi var.
Transfer yönetimi problemi var.
Oyun içinde reaksiyon problemi var.
Ve bütün bunların üzerine bir de hakem tartışmaları ekleniyor.
KONYASPOR İNTİHAR EDİYOR!
Şimdi herkes kendisine şu soruyu sormalı:
Biz ne yapıyoruz?
Yönetim transfer dönemini doğru yönetebildi mi?
Teknik heyet mevcut kadroyu yeterince hazırlayabildi mi?
Oyuncular fiziksel olarak hazır mı?
Ve en önemlisi:
Konyaspor neden her hafta biraz daha kırılgan hale geliyor?
Kimse birbirinin arkasına saklanmasın.
Yönetim de…
Teknik heyet de…
Futbolcu da…
Taraftar da…
Çünkü Konyaspor hepimizin.
Ama Konyaspor'u sevmek, yanlışları söylememek değildir.
Tam tersine…
Konyaspor'u seviyorsak bugün konuşacağız.
Transfer döneminde geç kalındıysa söyleyeceğiz.
Oyuncular hazır değilse söyleyeceğiz.
Yanlış karar verildiyse söyleyeceğiz.
Hakem hata yaptıysa onu da söyleyeceğiz.
Ama bütün bunların üzerine bir de “İlhan Palut bir şeyler yapar” diyerek beklemeyeceğiz.
İlhan Palut'un elinde sihirli değnek yok.
Onun elinde bir kadro var.
O kadroyu ise büyük ölçüde yönetim oluşturdu.
Şimdi herkes kendi sorumluluğunu yerine getirsin.
Çünkü lig beklemiyor.
Puan cetveli beklemiyor.
Rakipler beklemiyor.
Ve Konyaspor'un taraftarı hiç beklemiyor.
Konyaspor artık kendi ayağına kurşun sıkmayı bırakmalı.
Yoksa bugün “talihsizlik” dediğimiz şey, yarın krize dönüşür.
