Türk Futbolu "Çözüm"e Kurban Veriliyor!
Sahadaki hakkaniyeti yok eden bu tutum, Türk futbolunun marka değerini ve rekabet gücünü baltalamaktan başka bir işe yaramıyor.
Saha içinde 22 oyuncu, bir top ve doksan dakikalık amansız bir mücadele... Dışarıdan bakıldığında sporun en yalın hali bu gibi görünse de son dönemde Türk futbolunda yaşananlar, oyunun sahadan çıkarılıp bambaşka masa başı hesaplarına meze edildiğini açıkça gösteriyor.
Diyarbakır’da oynanan Amedspor - Tümosan Konyaspor karşılaşması, sadece 1-0’lık bir mağlubiyet ya da kaybedilen 3 puanın hikayesi değil; Türk futbolunun içine çekildiği tehlikeli bir girdabın özetidir.
Hakem Kararları ve Protokol Ayrıcalığı
Son dönemde yürütülen siyasi "çözüm süreci" adı altında Amedspor’a adeta açık bir tolerans ve ayrıcalık tanınıyor. Daha ligin ilk haftalarında tüm devlet protokolünün VIP ve protokol tribünlerinde boy göstermesiyle başlayan bu hava, sonraki haftalarda da dozunu artırarak devam etti. Ne yazık ki bu etki, yeşil sahaya ve hakem düdüklerine de doğrudan yansıyor.
Amedspor lehine verilen, futbol mantığıyla ve hakem etiğiyle bağdaşmayan inanılmaz kararlar, adalet duygusunu derinden yaralıyor. Sahadaki hakkaniyeti yok eden bu tutum, Türk futbolunun marka değerini ve rekabet gücünü baltalamaktan başka bir işe yaramıyor. Bizler futbolun sadece sahadaki mücadeleden ibaret kalmasını, kirli hesaplara ya da siyasi süreçlere kurban edilmemesini istiyoruz.
Konyaspor’un Direnişi ve İlhan Hoca’nın Planı
Tüm bu adaletsiz iklime ve saha dışı faktörlere rağmen sahadaki mücadeleye bakacak olursak; Konyaspor bu zorlu deplasmanda oldukça iyi bir direnç gösterdi. Zira karşımızda kendi evinde Trabzonspor ve Beşiktaş gibi ligin dev camialarını mağlup etmiş, özgüveni yüksek bir rakip vardı.
İlhan Hoca’nın maça gayet bilinçli hazırlandığı, rakibin güçlü yönlerine karşı gerekli tedbirleri ve önlemleri aldığı net bir şekilde görüldü. Yeşil-beyazlılar oyun disiplininden kopmadan 86 dakikayı başa baş götürdü. Ancak 86. dakikada gelen gol, tüm bu direnci ve taktiksel çabayı skorsuz bıraktı.
Sorun Yine İleri Uçta: Ocak Ayı Şart!
Skorun ötesinde Konyaspor'un kendi içindeki kronik sorunları da bu maçta bir kez daha gün yüzüne çıktı. Sorunun kaynağı net: İleri uç.
Ne Muleka ne de Mustafa Muhammed bu takımın birinci santraforu olabilecek profilde görünmüyor. Hücum hattındaki üretkenlik sıkıntısı ve pozisyonları bitirme yetersizliği, İlhan Hoca'nın kurduğu oyun planının skorla taçlanmasını engelliyor.
Önümüzde yaklaşan bir transfer dönemi var. Yönetimin artık bu gerçeği kaçırmaması gerekiyor:
Güvenilir bir santrafor,
Oyuna akıl ve yön katacak nitelikte bir 8 ya da 10 numara.
Ocak ayında bu takviyeler yapılmazsa, sahada gösterilen direnç ve taktiksel disiplin ne yazık ki puan tablosuna yansımakta yetersiz kalmaya devam edecektir.
Sonuç olarak; Diyarbakır’dan puansız dönülmüş olabilir, ancak asıl kayıp Türk futbolunun adalet duygusudur. Futbolu siyasi süreçlerin gölgesinden kurtarmadığımız ve sahaya neşter vurması gereken hamleleri yapmadığımız sürece daha çok maçı ve adil oyunu kurban vermeye devam ederiz.
