Spor Yapan Çocuk, Sağlıklı Gelecek!
Her çocuk bir spor dalında başarılı olmak zorunda değildir; önemli olan kendine uygun hareket biçimini keşfetmesidir.
Ben Beden Eğitimi Öğretmeni Zozan Erbay. Bugünkü köşe yazımda, çocukların hayatında sporun önemini ve hareketli bir yaşamın geleceğimize nasıl yön verdiğini ele almak istiyorum.
Günümüzde çocuklar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte ekran başında daha fazla zaman geçirirken açık havada oyun oynamaya ve fiziksel aktiviteye daha az vakit ayırabiliyor. Oysa çocukluk dönemi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanıldığı en önemli dönemlerden biridir. Unutmayalım ki çocukların ihtiyacı yalnızca tabletlerde seviye atlamak değil, hayatın içinde de hareket etmektir!
Spor, yalnızca kasları değil, karakteri de geliştirir.
Düzenli fiziksel aktivite; çocukların kas ve kemik gelişimini destekler, kalp ve dolaşım sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur ve motor becerilerinin gelişmesini sağlar. Bununla birlikte spor, çocukların dikkat, özgüven, sorumluluk alma ve problem çözme becerilerini geliştirmelerine de yardımcı olabilir. Takım sporları ise iş birliği yapmayı, kurallara uymayı, kazanmayı olduğu kadar kaybetmeyi de olgunlukla karşılamayı öğretir.
Bir beden eğitimi öğretmeni olarak şuna inanıyorum: Her çocuk bir spor dalında başarılı olmak zorunda değildir; önemli olan kendine uygun hareket biçimini keşfetmesidir. Kimi futbolu sever, kimi basketbolu, kimi yüzmeyi, kimi de müzik eşliğinde dans etmeyi… Önemli olan çocukların hareket ederken keyif alması ve bunu bir zorunluluk değil, yaşam biçimi olarak benimsemesidir.
Peki, ailelere hangi görevler düşüyor?
Çocukları spor yapmaya teşvik etmek, onları sürekli başarıya zorlamak anlamına gelmez. Aksine, küçük ilerlemelerini takdir etmek, onları akranlarıyla kıyaslamamak ve ailece yürüyüş yapmak gibi etkinliklerle örnek olmak çok daha değerlidir. Çünkü çocuklar çoğu zaman söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı örnek alırlar.
Dünya Sağlık Örgütü, 5-17 yaş grubundaki çocuk ve ergenler için hafta boyunca günlük ortalama en az 60 dakika orta ve yüksek şiddette fiziksel aktivite önermektedir. Bu hareketlilik; oyun, bisiklet, koşu, yüzme ve çeşitli spor etkinlikleriyle desteklenebilir. Elbette çocukların yaşlarına, sağlık durumlarına ve bireysel ihtiyaçlarına uygun etkinlikler seçilmelidir.
Bir de işin eğlenceli tarafı var! Çocuğumuz bütün gün koltukta otururken “Biraz hareket et!” diye seslenip kendimiz televizyon karşısından kalkmıyorsak, verdiğimiz mesaj biraz havada kalabilir. Belki de bu akşam ailece kısa bir yürüyüş yaparak işe başlayabiliriz. Hem hareket ederiz hem sohbet ederiz; üstelik kumandanın kimde olduğu tartışmasına da ara vermiş oluruz!
Sonuç olarak sevgili anne babalar ve değerli okuyucularım; spor, çocuklarımız için yalnızca bir ders ya da madalya kazanma aracı değildir. Spor, sağlıklı bedenlerin, güçlü sosyal ilişkilerin ve özgüvenli bireylerin yetişmesine katkı sağlayan önemli bir yaşam alışkanlığıdır.
Çocuklarımızı harekete teşvik edelim, başarıdan önce çabayı takdir edelim ve sporun hayatın doğal bir parçası olmasını sağlayalım. Çünkü bugün hareket eden çocuklar, yarın daha sağlıklı bir toplumun temelini oluşturacak.
Sağlıkla, hareketle ve neşeyle kalın!
Beden Eğitimi Öğretmeni Zozan Erbay
