Bu forma için mücadele edeceğiz
Bu kez başka bir Konyaspor vardı. Futbolcular sorumluluk aldı. Mücadeleden kaçmadı. Birbirinin açığını kapattı.
Sadece üç puanı değil, kaybettiğin bir şeyi daha geri alırsın.
İnancı...
Konyaspor’un Trabzonspor karşısındaki galibiyeti tam olarak böyle bir geceydi.
Uzun zamandır taraftarın görmek istediği bir takım vardı sahada. Mücadele eden, koşan, formasının hakkını vermeye çalışan ve en önemlisi birbirine inanan bir Konyaspor.
Maç Toht'la başladı ve Konyaspor 2. dakikadan 92. dakikaya kadar galibiyeti bırakmayacağım dedi.
Maçın 28. dakikasında yaşanan pozisyon ise yine akıllarda kaldı.
Konyaspor korner kullandı. Jevtovic kafa vuruşunun ardından yerde kaldı. Pozisyonu tekrar izlediğimizde vuruş sırasında Jevtovic’in topuğuna basıldığı açıkça görülüyor.
Ama düdük yok.
VAR var mı?
Var.
Peki sonuç?
Yok.
İşte insanın aklına ister istemez şu geliyor:
VAR'ınızda Yok. Yok'unuzda Var.
Konyaspor’un aleyhine olan pozisyonlarda VAR bir şekilde devreye giriyor da, lehine olabilecek pozisyonlarda neden aynı hassasiyeti göremiyoruz?
Bu sorunun cevabını futbol kamuoyu versin.
Biz sahadaki Konyaspor’a bakalım. Bu kez başka bir Konyaspor vardı.
Futbolcular sorumluluk aldı. Mücadeleden kaçmadı. Birbirinin açığını kapattı. Her topa koştu.
Kaleci Bahadır’ın inanmışlığı...
Muleka’nın hırsı...
Jevtovic’in aklı...
Ve diğer oyuncuların konsantrasyonu.
İşte bizim görmek istediğimiz Konyaspor buydu.
Taraftarın haftalardır söylediği de zaten buydu.
"Sonuna kadar mücadele edin."
Bu kez futbolcular taraftarın sesini duydu.
Konyaspor ailesi yeniden bir araya geldi.
Tribün başka, saha başka konuşmadı.
Herkes aynı şeyi söyledi.
Bu forma için mücadele edeceğiz.
Geçmişte kalan dört mağlubiyet artık geride kaldı.
Çünkü futbol bazen sadece skor değildir.
Bir takımın yeniden ayağa kalkmasıdır.
Bir futbolcunun kaybettiği özgüveni geri kazanmasıdır.
Bir taraftarın takımına yeniden inanmasıdır.
Bir teknik direktörün bütün baskıya rağmen sahaya çıkıp "Biz buradayız" diyebilmesidir.
İlhan Palut’un maç sonundaki görüntüsü de bunun en güzel örneğiydi.
Çok zor günler yaşadı.
Galibiyet düdüğünden sonra tekrar sahaya geldi.
Tribünlere gitti.
Oyuncularına sarıldı.
Ve gözyaşlarını tutamadı.
O an aslında sadece bir galibiyetin sevinci yoktu.
Biriken duygular vardı.
Baskı vardı.
Eleştiri vardı.
Beklenti vardı.
Ve sonunda gelen üç puan...
Bazen bir insanın gözyaşı, 90 dakikadan daha fazla şey anlatır.
Konyaspor bu maçta bir şeyi daha gösterdi.
Topu biraz daha ayağında tutabilse, kazandığı topları daha iyi kullanabilse belki de maç çok daha farklı bitebilirdi.
Ama bugün bunun üzerinde fazla durmaya gerek yok.
Çünkü önce mücadeleyi geri kazandık.
Sonra sıra oyunu geliştirmeye gelecek.
Trabzonspor geçen hafta aldığı 5-0'lık galibiyetin rehavetiyle Konya'ya geldiyse, bu şehirde karşısında kolay lokma bulamayacağını gördü.
Konya'da işler bazen böyle olur.
Burada mücadele etmezsen, kazanamazsın.
Konyaspor da bu kez mücadele etti.
Bir gol attı.
Üç puanı aldı.
Ve belki de en önemlisi, taraftarına yeniden umut verdi.
Ters esen rüzgâr artık bizi ileriye götürecek.
Yeter ki herkes aynı tarafta olsun.
Yönetim, teknik ekip, futbolcu ve taraftar...
Konyaspor ailesi bir arada kaldığı sürece bu takımın önünde daha güzel günler var.
Bugün eleştirilecek şeyler yine vardır.
Eksikler de vardır.
Ama bugün başka bir şeyi konuşalım.
Bugün inancı konuşalım.
Bugün mücadeleyi konuşalım.
Bugün Konyaspor'u konuşalım.
Çünkü bu forma, sahada savaşan bir takım gördüğünde başka güzel.
Teşekkürler Konyaspor.
Bu gece bize sadece üç puanı değil, yeniden inanmak için bir sebep verdiniz.
